Texier’in gözünden kuzey-doğudan Tapınak-Kilise görüntüsü (1864)

Aphrodisias, Avrupalı gezginler tarafından 18. yüzyıldan beri bilinmektedir. Bu dönemde şehir duvarlarına işlenmiş zengin yazıt koleksiyonunu kayıt altına almak üzere antik kente birçok keşif gezisi düzenlenmiştir. İlki ve en önemlisi William Sherard’ın 1705 yılında yaptığı ziyarettir. Şehir ve anıtları 1812 yılında Londra merkezli Society of Dilettanti sponsorluğunda gerçekleşen bir keşif gezisi sırasında çizilmiş ve 1840 yılında Antiquities of Ionia III adlı eserde yayınlanmıştır. 1835 yılında C.-F.M Texier önderliğinde Fransızların düzenlediği bir diğer keşif gezisinde şehirdeki bazı başlıca anıtlar kayıt altına alınmış ve bunlar Texier’in Description de l'Asie Mineure faite par ordre du Gouvernement Français, de 1833 à 1837 (Paris, 1839-49) adlı eserinin üçüncü cildinde yayınlanmıştır. Paul Gaudin ve Gustave Mendel liderliğindeki Fransız bir heyet tarafından 1904 ve 1905 yıllarında kazı çalışmaları yürütülmüş ve bu kazılarda Aphrodite Tapınağı’nda ve özellikle Hadrian Hamamı’nda iyi korunmuş durumda birçok portre heykel gün yüzüne çıkartılmıştır. 1904 yılında gün ışığına çıkarılan buluntular alandan götürülmüş, İzmir’de ve çeşitli Avrupa kentlerinde satılmıştır. Mendel’in 1905’teki çalışmaları sırasında elde ettiği buluntular ise, Osman Hamdi Bey’in önderliğinde İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne getirilmiştir. 1913 yılında André Boulanger başkanlığında bir başka Fransız keşif ekibi bölgeye gelmiş olsa da çalışmalar 1. Dünya Savaşı’nın yarattığı karışıklık sebebiyle yarım kalmıştır. G. Jacopi başkanlığındaki İtalyan bir heyet 1937 yılında bölgeye gelmiş ve Güney Agora’daki Tiberius Portikosu'nda yaptığı kazılarda büyük öneme sahip maske ve girland frizlerini ortaya çıkarmıştır.

Kenan Erim

Kenan Erim

Aphrodisias’ta aralıksız olarak günümüze kadar devam eden ilk sistematik kazılar New York Üniversitesi himayesi altında, 1961 yılında başlamış ve 1990’daki vefatına dek Kenan Erim tarafından yönetilmiştir. Kentin merkezindeki anıtlara yoğunlaşan bu kazılarda dikkat çekici sonuçlara ulaşılmıştır. Başlıca kazı alanları arasında Aphrodite Tapınağı, Tiyatro, Güney Agora, Meclis Binası, Bazilika ve Sebasteion bulunur. Bu kazılarda ortaya çıkarılan en önemli buluntular 1979 yılında alanda kurulan Aphrodisias Müzesi’nde sergilenmektedir. New York Üniversitesi’nden gelen ekibin 1990’dan beri arazide yaptığı çalışmalar esnasında şehrin kentsel gelişimi incelenmiş ve Geç Hellenistik dönem yerleşiminin üzerine oturtulduğu ızgara plan ortaya çıkarılmıştır. Araştırmacılar ayrıca belgeleme, konservasyon, yayın ve önemli buluntuların müzede sergilenmesi konusuna odaklanmışlardır. Sebasteion kabartmaları için müzede 2008 yılında yeni bir salon açılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı New York Üniversitesi Oxford Üniversitesi

İşbirliğiyle


 

Telif Hakkı © 2019 Aphrodisias Kazı Projesi

Tüm içerikler Aphrodisias Kazı Projesine aittir ve yazılı kaynakça gösterilmeden kullanılamaz. Görsellerle ilgili soru ve istekleriniz için: aphrodisias@classics.ox.ac.uk

University of Oxford
Ioannou Centre for Classical & Byzantine Studies
66, St. Giles', Oxford. OX1 3LU

 

Sevgi Gönül Salonu, 2008